Türkiye 30 Mart Yerel Seçimlerinde Sorun – Erik Meyersson

Çevirenin Notu: Aşağıda okuyacağınız (aslı burada) kısa makalede Stokholm Ekonomi Yüksekokulu’ndan Erik Meyersson, 30 Mart Yerel Seçimlerinden sonra CHP-Sandık Takip Sisteminden kopyalanabilen ve Eren Yanık‘ın duyurduğu Türkiye seçim verisinde normal olmayan örüntüleri analiz etmektedir. Erik’in daha önce Ankara ve İstanbul seçim verisinin incelendiği ilk kısa makalesinin Türkçesine buradan İngilizcesineyse Erik’in kendi sitesinden ulaşabilirsiniz. Bu veriye ilişkin pek çok kişinin yapmakta olduğu başka analizler Twitter’daki SandıkBugları hesabından duyurulmaktadır.

Özetle, her iki kısa makalede ve SandıkBugları tarafından duyurulan analizlerde Yerel Seçimlerde AKP lehine bir hile ve fesat karıştırılmış olma ihtimalinin yüksek olduğu elde edilen bulgularla desteklenmektedir.

Gelmişken bu sitede devam etmekte olan Cumhurbaşkanlığı Aday Adaylığı anketine de yanıt verirseniz çok sevinirim.

Hem okuduğunuz hem de ankete yanıt verdiğiniz için çok teşekkürler.

————————–

(Uyarı: Bu yazıyi ileriki günlerde güncellenebilir)

Daha önceki yazımda geçtiğimiz hafta yapılan Yerel Seçimlerde sandıklardaki geçersiz oy payı ve AKP’nin oyları arasındaki alışılmadık ilişkiyi analiz etmiştim. Bu alışılmadık ilişki önce Ankara’da verisi geldikten sonra İstanbul’da, her bir ilçede ve hatta her bir seçim alanında (okul vs.) gözlenebiliyordu. Daha açık ifade etmek gerekirse, sadece şehir düzeyinde değil, ilçe ve hatta seçim alanı (yani okul) düzeyinde hatta teker teker sandık düzeyinde geçersiz oy sayısı yükseldikçe AKP’nin oy oranının da yükseldiği gözlenmiştir. Dahası, bu durum yani geçersiz oyların fazlalığı ve oyların AKP’nin lehine artması daha çok AKP’nin değil de muhalefetin yüksek oy alması beklenen bölgelerde gerçekleşmiştir.

Yazdığım ilk kısa makale Türkiye’deki seçimlere hafife alınamayacak oranda fesat karıştırılıp karıştırılmadığı ve hile yapılıp yapılmadığı konusunda zaten var olan tartışmalara dayanak kazandırmış ve (başta burada, burada, burada ve burada olmak üzere) oldukça fazla ilgi görmüştür. En başından beri bu durumu “hile, fesat” olarak adlandırmama konusunda çok dikkatli davranıyorum. Bu evvela yaptığım analizin derinlemesine bir analiz olmamasından daha sonra da kaynakları konusunda inanılır açıklamalar yapılana kadar istatistiksel gariplikler konusunda temkinli olma gerekliliğinden kaynaklanmaktadır.

CHP-STS sistemine daha fazla seçim verisinin girilmesi üzerine Eren Yanık bana yeni veri setlerini de gönderdikten sonra benzer analizleri diğer şehirler için yapma fırsatı bulabildim.

Tüm verideki gariplikleri/düzensizlikleri gösterebilmek için 9 il seçtim. Ankara, İstanbul ve İzmir’i AKP ve CHP arasında rekabet yüksek olduğu Adana, Manisa ve Mersin’iyse AKP’nin rakibi MHP olduğu için seçtim. Son olarak da Gaziantep, Kayseri ve Konya’yı AKP için nispeten güvenli, rekabetsiz seçim bölgeleri oldukları için seçtim. Bu son üç ilde MHP yine ikinci partiydi ama AKP’nin karşısında rekabet yaratacak kadar güçlü değildi.

Bu üçlüleri AKP ve diğer partiler (CHP ve MHP) arasında büyük rekabet olan ve AKP için güvenli seçim bölgelerinde ilk yazıda analiz ettiğim ilişkinin ortaya çıkıp çıkmayacağını görmek için seçtim.

Yürüttüğüm mantığı şöyle açıklayabilirim:

Geçersiz oyların çok olduğu sandıklarda AKP oylarının yüksek olması oy verme düzensizliklerine bağlı olabilir. Bunun nasıl ortaya çıktığından tam olarak emin olmasak da anlamanın en basit yolu muhalefete verilmiş oyların sistematik olarak geçersiz sayılıp sayılmadığını araştırmaktır.

Analizdeki en bariz soru bu korelasyonun sistematik hileyi değil de sistematik hataları ne miktarda temsil ettiğidir. Örneğin AKP’nin hata yapma olasılığı daha yüksek olan okuma yazma bilmeyen kişiler arasında daha popüler olduğunu farz edin. Bu durunda AKP’ye yüksek oy çıkan sandıklarda geçersiz oyların fazla olmasını acayip karşılanamazdı. Bu da AKP’ye oy verme ihtimali yüksek kişilerin aynı zaman da oy verirken hata yapma olasılığı yüksek olan kişiler olduğunu söylenerek açıklanabilirdi. Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerin ilçeleri arasındaki büyük farklar göz önüne alındığında koşulsuz basit korelasyonların bu sebepten kaynaklandığı söylenebilir.

Ancak, bu noktada, daha önceki analizde diğer etkenleri sabitlemek için kullanılan, geçersiz oy pusulaları ve oy payları arasındaki regresyon analizlerinde kullanılanlar dahil sabit etkiler çok önemli hale gelmektedir. İlçeler için sabit etkileri eklemek demek sadece ilçeler içindeki oy alanları arasındaki farklara bakıldığı anlamına gelirken oy alanları (okullar vs) için sabit etkileri eklemek oy alanları içindeki sandıklar arasındaki farklara bakıldığı anlamına gelir.

Bu yapılırken, aynı oy alanına (okula vs) oy vermek için giden seçmenler arasında pek çok açıdan farklılık olabilecekse bile, oy verme sırasında sistematik olarak yapılan hatanın bu farklılıklardan kaynaklanmış olabileceğini düşünmek mümkün değildir. [çn: Yani birbirinden tamamen farklı bile olsa bu kadar yüksek oranda seçmenin geçersiz ya da hatalı sekilde oy vermesine sebep olabilecek kadar kuvvetli bir neden olduğunu düşünmek mümkün değildir.] Dolayısıyla sabit etkilerin gücü her şeyi kontrol etmelerinden değil seçmenler arasındaki bu farklılıkları, ortaya çıkan korelasyonu anlamak için başka bir nedene, açıklamaya izin vermeyecek şekilde azaltıp, indirgemelerinden gelmektedir.

Dahası, bunun bir hile olup olmadığını anlamak için rekabetin yüksek olduğu ve olmadığı şehirlerin karşılaştırılması makul bir yoldur. AKP oy payları ve geçersiz oy pusulaları arasındaki ilişki, seçimin AKP tarafından rahatça ve rekabetsiz  olarak kazanılabileceği düşünülen bölgelerde hileye başvurmak gereksiz olacağından AKP’nin daha güvenli olduğu yerlere kıyasla büyük rekabet yaşanan seçim bölgelerinde daha kuvvetli olacaktır.

Ankara ve İstanbul için yapılan analizi bir hilenin varlığından süphe uyandırmaya yetecek boyutta olsa bile farklı seçmen tercihleri ve sosyo-ekonomik özelliklere sahip başka şehirlere bakmak da bu şüpheyi desteklemek açısından faydalı olabilir. Örneğin, bu iki şehirde daha zengin olanlar CHP’ye oy verme eğiliminde olabilecekken MHP’nin ikinci parti olduğu Adana, Mersin ve Manisa’da durum tam da böyle değildir. Analizde bulunmayan değişkenler (eğitim, gelir düzeyi vb.) ve geçersiz oy oranları arasındaki örtük korelasyon örüntüsü Ankara ve İstanbul dışındaki şehirlerde farklı olacağı için daha önceki analizin sağlamlığını güvence altına alacaktır.

Analize gelince…

İlk önce her ildeki sandıklar için AKP oy payı ve geçersiz oy oranlarını grafiklerle ayrı ayrı gösterilmektedir. Analizde olmayan değişkenler için bir istatistiksel düzeltme yaparak her gözlemdeki her bir değişkenden o ilçenin ortalaması çıkartılmıştır yani ortalanmıştır. Bunun sonucunda da elde edilen regresyon eğrisi, ilçe etkisinin sabit tutulduğu AKP oy payı ve geçersiz oy arasındaki regresyon analizinde elde edilen regresyon eğrisine denk hale gelmiştir. Aşağıdaki grafik AKP oy payı ve geçersiz oy oranı arasındaki  ilçeler düzeyinde ortalanmış korelasyonları (daha yüksek çözünürlükteki görsel burada).

Image

Yukarıdaki şekil bize AKP ve diğer partiler arasındaki rekabetin yüksek olduğu şehirlerde AKP oy payı ve geçersiz oy oranı arasındaki pozitif korelasyonu yani ilişkiyi açık olarak göstermektedir. Üçüncü sütunda, yani seçmenin AKP’ye oy verme eğiliminin yüksek olduğu Gaziantep, Kayseri ve Konya’da bu korelasyon yani ilişki manidar olarak diğerlerine göre daha zayıf olduğuna dikkat edilmelidir.

Bu da daha önceki kısa analizde elde edilen ve seçimlerde hile bulunabileceğine işaret eden bulguları desteklemekte ve bu normal olmayan ilişkinin sadece Ankara ve İstanbul’a özgü olmadığını göstermektedir. İlçelerin değil de oy alanlarının sabit etkilerinin bütün partiler için herbir şehirde partinin oy payı ve geçersiz oy oranı arasında regresyon analizleri yapılarak daha ayrıntılı sonuçlar edilebilir.

Aşağıdaki şekilde herbir şehir ve parti için oy alanları yani okulların vs. etkisi sabit tutularak elde edilmiş regresyon katsayıları verilmektedir (yüksek çözünürlükteki görsel burada).

Image

Bu şekil son derece çarpıcı ve tutarlı bir durumu göz önüne sermektedir. Özellikle AKP’nin CHP ya da MHP’yle yüksek rekabet içinde olduğu (ilk iki sütundaki) şehirlerde geçersiz oy oranları ve AKP’nin oy payı arasındaki ilişkinin AKP’nin lehine, diğerlerinin aleyhine olacak şekilde yanlı olduğu bariz bir şekilde görülmektedir. AKP için daha güvenli addedilen şehirlerde yani üçüncü sütunda korelasyonların (bir kaç istisnanın dışında) genel olarak hem daha küçük hem de istatistiksel olarak manidar olanlarının sayıca daha az olduğu olduğu gözlenmektedir.

Son olarak, bu sonuçlar Türkiye’de 30 Mart 2014 günü yapılmış yerel seçimlerde, sonuçları temelden etkileyecek büyüklükte düzensizliklerin bulunduğu fikrini desteklemektedir. Bu sonuçlar konusunda seçimlere hile ve fesat karıştırılmış olmasından başka açıklayıcı ve makul bir açıklama yapılana kadar bu iki analizle saptanması mümkün olamayan ve gözlerin göremediği başka ne ‘düzensizlikler’ olabileceği ancak tahmin edilebilir.

Advertisements

1 Comment

  1. Pingback: Pandora’nın Seçim Sandığı ve Türkiye: Kürt Baskısı – Erik Meyersson | Şebzindedâr

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s