Sırrı’nın Gezi Kredisi ve Gezi’nin Sahibi Meselesi

Summer2013 GeziProtestsinTurkey

“Oy veremiyorum ama verebilecek olsaydım ‘tatava’ yapanlardan olurdum çünkü Sırrı’nın Gezi kredisini aklimdan çıkaramıyorum… Ama yine de icimden bir ses Secim aksami Topbaş değil Sarigul kazansin diyor olacak [Özet metin]” – İsmini vermek istemediğim bir arkadaşım

Hikayesine lüzum yok, herkes biliyor. 30 Mayıs sabahı Taksim Gezi Park’ta başladı. Yüzbinlerce insan temel hak ve özgürlüklerini, yaşam tarzlarını koruyabilmek için sokaklara döküldü. Polis vurdu, onlar durmadı. Polis öldürdü onlar daha da çoğaldı. İstanbul hiçbir zaman yalnız bırakılmadı. Polis vurdu, kimse durmadı. İrili ufaklı başka şehirler de yüzleriyle, yüzbinleriyle katıldı bu isyana. Sonrasında, baktılar dünya ve uluslararası kamuoyu Gezi’yi hayranlıkla seyrediyor, polisi lanetliyor, AKP dışında herkes Gezi’yi kendine mal etmeye kalktı. Karanlık odada fili yoklayanlar gibi herkes Gezi’nin eline gelen parçasını Gezi sandı, sanıyor. Gezi’yi bir siyasi iradeye çevirme arzusu ve girişimi olan Gezi Partisi muhtemelen siyasi inanılırlıktan uzak olduğu için ilgi toplamadı. Sonra Sırrı geldi; HDP’yi kurdular. HDP’nin sitesinde insan haklarının ve çoğulculuğun önemi vurgulanıyor; arkasından da kendini solcu diye tanımlayan her partinin söylediği beylik sosyalist ifadeler geliyor. Dolayısıyla da ben HDP’nin solcu bir parti olduğunu anlıyorum. Parti için, Gezi’nin partisi de dediler. Türkiye solunu birleştirecek parti de dediler.

Continue reading